neoklasik mimari ne demek?

Neoklasik Mimari

Neoklasik mimari, 18. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın sonlarına kadar Avrupa ve Amerika'da etkili olmuş bir mimari akımdır. Rönesans mimarisi ve özellikle Antik Yunan ve Roma mimarisi'nden ilham almıştır. Barok mimari'nin aşırılıklarına bir tepki olarak doğmuş ve sadelik, düzen ve simetri prensiplerini benimsemiştir.

Temel Özellikleri:

  • Simetri ve Denge: Binaların cepheleri genellikle simetrik ve dengelidir.
  • Sütunlar ve Pilastrlar: Doric, Ionic ve Korint gibi klasik sütun düzenleri sıklıkla kullanılır.
  • Üçgen Alınlıklar (Pediment): Binaların girişlerinde veya cephelerinde üçgen alınlıklar bulunur.
  • Sade Süslemeler: Barok ve Rokoko'nun aşırı süslemelerinden kaçınılır; sade ve geometrik süslemeler tercih edilir.
  • Geometrik Formlar: Kareler, dikdörtgenler ve daireler gibi basit geometrik formlar yapının temelini oluşturur.
  • Doğal Taş ve Tuğla Kullanımı: Genellikle doğal taş ve tuğla gibi malzemeler kullanılır.
  • Anıtsallık: Neoklasik yapılar genellikle büyük ve anıtsal görünüme sahiptir.

Önemli Neoklasik Yapılar:

  • Panthéon (Paris): Paris'te bulunan bu yapı, neoklasik mimarinin önemli bir örneğidir.
  • Beyaz Saray (Washington D.C.): Amerika Birleşik Devletleri başkanının resmi konutu olan Beyaz Saray, neoklasik stilin Amerika'daki önemli temsilcilerindendir.
  • Brandenburg Kapısı (Berlin): Berlin'de bulunan bu kapı, neoklasik mimarinin anıtsal örneklerinden biridir.
  • British Museum (Londra): Londra'daki bu müze, neoklasik tarzda inşa edilmiştir.

Etkileri:

Neoklasik mimari, sadece binalarda değil, aynı zamanda şehir planlaması ve peyzaj mimarisi üzerinde de etkili olmuştur. Sanayi Devrimi'nin getirdiği değişimlerle birlikte, neoklasik mimari yerini daha modern akımlara bırakmıştır.